Yağma Suçunun Bir Alacağın Tahsili Amacıyla İşlendiğinin Kabulü ile TCK’nun 150/1. Maddesi Kapsamında Daha Az Ceza Uygulanabilmesi İçin Alacağın Meşru Bir İlişkiden Kaynaklanması ve Yağmalanan Malın Değeri ile Orantılı Olması Gerekir
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2022/4012 E. , 2023/15737 K.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2015 tarihli ve 2015/29407 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar haklarında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.07.2018 tarihli ve 2015/343 Esas, 2018/304 Karar sayılı Kararı ile; A. Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, B. Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) bentleri, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir.
3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2018/4094 Esas ve 2019/2737 Karar sayılı kararı ile sanıklar haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısının ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı sayılı Kanun'un 280 inci maddesi birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. Sanığın suçu işlediğine dair soyut beyanlar dışında delil bulunmadığından beraat etmesi gerektiğine,
2. Sanık ve katılan arasında alacak ilişkisi bulunduğundan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 150/1. Maddesinin uygulanması gerektiğine,
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. Usule, kanuna ve hukuka aykırı kararın bozulması gerektiğine, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ...'ın, katılandan olay öncesinde ortak iş yapmaları nedeniyle 1.500,00 TL alacağı bulunduğu, olay tarihinde gündüz vakti saat 08.00 sıralarında sanık ... ile sanık ...'ın dava dışı açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen Metin isimli şahısla birlikte hareket ederek öncelikle sanık ...'ın katılanın aracına katılanın rızası ile bindiği, akabinde Metin isimli şahsın kullandığı araç ile katılan ile sanık ...'ın içerisinde bulundukları katılana ait aracın önünü kestikleri, bu sırada sanık ...'ın katılanın aracına binerek katılanın boynuna bıçak dayadığı, sanık ...'ın da katılanın elinden 2.976,00 TL değerindeki cep telefonunu aldığı, katılana aracı boş arsaya sürmesini söyledikleri katılanın pazar yerine yaklaşmaları üzerine fırsat bularak araçtan atladığı sanıkların katılana ait cep telefonu, banka kartları, nüfus cüzdanın ve 2.500,00 TL parasının bulunduğu araçla birlikte olay yerinden kaçtıkları, katılanın kolluk birimine müracaatı sonrasında olaydan yaklaşık bir ay sonra katılana ait aracın Kars ilinde kolluk görevlilerince bulunanak katılana teslim edildiği, diğer suça konu eşyaların ise ele geçirilemediği, ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Katılanın aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Sanıkların, üzerlerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettikleri anlaşılmıştır.
4. Kolluk güçleri tarafından tanzim olunan, 01.09.2015 tarihli Çalıntı Araç Teslim Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
5. Dosya içerisinde 12.02.2018 tarihli bilirkişi raporu mevcuttur.
6. 04.08.2015 tarihli CD İzleme tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... ... müdafiinin temyiz isteminde hukuki neden bulunduğu kabul edilmekle, tebliğnamede red isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Delil Yetersizliği Nedeniyle Beraat Etmeleri Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Katılanın aşamalardaki uyumlu ve tutarlı beyanları, sanık ...'ın tevili yoluyla ikrarda bulunmak suretiyle katılan beyanlarını doğrulaması, sanık ...'ın soruşturma aşamasında katılandan 9.000,00 TL tutarında alacağı bulunduğunu beyan etmesine karşın kovuşturma aşamasında bu kez katılandan 40.000,00 TL tutarında alacağı bulunduğunu belirtmek suretiyle suçtan kurtulmaya yönelik çelişkili savunmalarda bulunması ve olay esnasında katılana vurduğuna dair tevili ikrar içeren savunmaları, kolluk görevlilerince düzenlenen tutanak içerikleri, bilirkişi rapor içeriği ve tüm dosya içeriği karşısında, sanıkların eylemlerinin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Eylemlerin 5237 Sayılı Kanun'un 150/1. Maddesine Uyduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yağma suçları 5237 sayılı Kanun'un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında; yağma suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde faile yalnızca tehdit ve/veya yaralama suçundan ceza verileceği öngörülmüştür. Bu şekilde de daha az cezayı gerektirir nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla denildiğinde bu nitelikli hal uygulanabilmesi için; fail ile mağdur arasında alacak hakkı doğuran herhangi bir hukuki ilişki bulunmalı, bunun da kanunda belirtilen şekil şartlarına uygun kurulmuş olması değil, hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişki olması yeterlidir. Alacağın tahsili amacıyla gerçekleşen yağma eylemindeki alacak ile orantılı olması da gerekir.
Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; sanıkların olay öncesinde yaptıkları plan çerçevesinde katılanın aracına bindikleri ve boynuna bıçak doğrultmaları üzerine fırsatını bulan katılanın araçtan atlaması üzerine sanıkların katılana ait 2.976,00 TL değerindeki cep telefonu, banka kartları, nüfus cüzdanın ve 2.500,00 TL parasının bulunduğu araçla birlikte olay yerinden kaçtıklarının sabit olduğu olayda, katılanın belirtmiş olduğu 1.000,00 TL alacak miktarı ile hatta sanığın olayın sıcağı sıcağına soruşturma aşamasında belirtmiş olduğu 9.000,00 TL alacak miktarı ile katılandan yağmalanan suça konu para ve eşyaların miktarı arasında "açık bir nispetsizlik ve aşkın bir talep" bulunduğu anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci maddesinde düzenlenen koşulların sanıklar hakkında oluşmadığı kanaatine varılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 19.12.2019 tarihli ve 2018/4094 Esas ve 2019/2737 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 8. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,