Başkasına Ait Nüfus Cüzdanı ile Onun Yerine Sınava Giren ve Görevlilerce Fark Edilerek Sınavı Kağıdı İptal Edilen Sanığın Eylemi Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçunu Değil Kimliği Hakkında Gerçeğe Aykırı Beyan Kabahatini Oluşturur

                Yargıtay
          11. Ceza Dairesi         
2020/4795 E.  ,  2023/11136 K.

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2016 tarihli ve 2015/760 Esas, 2016/572 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması sebebiyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, 29.08.2015 tarihinde yapılan Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavına kendisi yerine temyiz dışı sanık ...'ın girmesini istediği, adı geçen sanığın da sanık ...'a ait nüfus cüzdanı ve sınav giriş belgesi ile sınava girdiği ve Ramazan adına düzenlenmiş cevap kağıdının isim ve imza bölümünü doldurduğu, salon görevlileri tarafından yapılan kimlik kontrolü sırasında durumun ortaya çıktığı kabul edilerek sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık ...'ın, üzerinde herhangi bir tahrifat yapılmayan sınav giriş belgesi ve nüfus cüzdanını kullanmak suretiyle sanık ... yerine Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavına girdiği, suça konu cevap kâğıdı üzerinde işaretlemelerde bulunduğu, sınav cevap kâğıdını doldurduğu ancak görevlilerce yapılan kimlik kontrolünde durumun fark edildiği ve olayın kolluğa bildirildiği, dosyada mevcut sınav cevap kâğıdı incelendiğinde salon başkanı ve sınav gözetmeni tarafından "Adayın yerine bir başkası sınava girdi." kısmının işaretlenerek sınavının iptal edildiği anlaşılmakla, suça konu sınav cevap kâğıdı belgesinin baştan itibaren görevlilerce içeriği itibarıyla sahte olduğunun bilinmesi nedeniyle hukukî sonuç doğurmaya elverişli bulunmadığı ve dosya kapsamına göre de sanık tarafından başkaca herhangi bir belgenin düzenlenmemiş olduğu anlaşıldığından, sanığa yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, sanığın eyleminin 5326 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahatini oluşturduğu gözetilmeden, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2016 tarihli ve 2015/760 Esas, 2016/572 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, ancak sanığın eylemine uyan 5326 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında öngörülen idari para cezasının miktarına göre, Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yazılı zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği 29.08.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı Kanun'un 322 ve 5326 sayılı Kanun’un 24 üncü maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, 5326 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin birinci fıkrası sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.12.2023 tarihinde karar verildi.